13 Nisan 2009 Pazartesi

Prostatit Semptomları ve Tanı Yöntemleri

Çok sayıdaki çalışmalar primer semptomların ağrı olduğu ortaya konmuştur. Ağrı genitoüriner sistem yada pelvisteki herhangi bir yerde lokalize olabilmekle birlikte,primer olarak görülen ağrı yerleşimi arasında perinea,suprapubik alan,kasıklarda,testislerde,penis ve ejakulasyon yada idrar yapma ile ilişkili ağrı yada rahatsızlık bulunmaktadır.İkincil,fakat o kadar da önemli bir durum da idrar sıklığı,sıkışma,nokturı,düşük akım hızı ve mesanenin yetersiz bir şekilde boşaldığı hissi gibi irrite edici ve obstriktif idrar yapma semptomlarıdır.Cinsel disfonksiyon semptomları,ejakulator ağrı ve rahatsızlık gibi temel semptomların ötesinde cinsel bozuklukların temel bir rol oynadığı ortaya konmaktadır.
Tanıda önemli olan diğer iki ana faktör yada parametre ise , alt idrar yolundaki bakteri ve inflamasyonun değerlendirilmesidir.Bunlar;mikroskopi(beyaz küre.ve inflamasyona yönelik diğer ip uçlarının aranması) kültür (alt idrar yolundaki lokal bakteriyel floranın değerlendirilmesi) ve bazı alt idrar yolu tetkikleri yapılmalıdır.Diğer araştırmaların tamamı ise,hastada mevcut olan semptomların diğer sebeplerinin ekarte edilmesi için yapılır.

SINIFLANDIRMA
1-AKUT BAKTERİYEL PROSTATİT (KATEGORİ 1)
Akut ve jeneralize prostat bezi infeksiyonu ile ilişkilidir.Bu hastalar genellikle şiddetli perineal ve suprapubik ağrı,dizuri ile ilişkili irrite edici ve obstriktif idrar yapma semptomları ve olguların büyük bölümünde yüksek ateş,yaygın eklem ağrıları vardır. Rektal muayenede prostat yumuşak olup, ağrı ve hassastır.Tedaviye başlamadan evvel akım ortası idrar kültürü alınması ve gerekirse kan kültürü alınması gereklidir.

TEDAVİ:
idrar ve kan kültürünün elde edilmesinden sonra hastaya intravenöz olarak geniş spektrumlu antibiotik (penısıllın. Gentamisin , ikinci yada üçüncü kuşak sefalosporınler vs.) başlanmalıdır.Kültür sonuçları geldiği zaman duyarlılık testine göre oral /ıv. antibiotik tedavısine devam edilmelidir.Ayrıca ;analjezikler,anti inflamatuarlar, ıv.sıvı replasmanı için genel destekleyici bir bakım verilmelidir.

2-KRONİK BAKTERİYEL PROSTATİT (KATEGORİ 2)
Genellikle aynı organizma ile olan tekrarlayıcı idrar yolları enfeksiyonları ile karakterizedir.Başarılı bir antibiotik tedavisi sonrasında tamamen olamamakla birlikte bu hastaların bir çoğu asemptomatik hale gelmektedir.Bu grubta prostat spesifik örneklerde (prostat salgısı,prostat masaj sonrası idrar ve /veya semen) bakteriler lokalıze edilebilir.

TEDAVİ:
Birinci olarak antimikrobiall tedavi uygulanır. (sulfonamidler,florokinoloinler) hastaların yaklaşık % 40’ ında semptomlarında anlamlı düzeyde iyileşme meydana gelmektedir. Bunun yanında prostat masajı(tekrarlayan),a-reseptör blokürleri tedavi protokolüne eklenebilir.Bu tedavilere rağmen iyileşme olmuyorsa,sık sık idrar yolları enfeksiyonu oluyorsa .prostat taşları radyolojik olarak tespit edilmiş ise tedavi cerrahi olup TUR-P,AÇIK PROSTATEKTOMİ uygulanır.

3-KRONİK NON-BAKTERİYEL PROSTATİT(KATEGORİ 3-KR.PELVİK AĞRI SENDROMU):
Bu hastaların tamamı yaşam kalitelerini şiddetli ölçüde etkileyen uzun süreli ağrı,idrar yapma bozuklukları ve cinsel istek bozuklukları ,mevcuttur.Hekimin görevi,semptomları iyileştirmek,hastanın günlük aktivitelerini üzerindeki hastalığın etkisini azaltmak yada süratla yaşam kalitesini iyileştirmektir.
Prostat muayenesi genellikle normal hissedilmekle birlikte yumuşakta hissedilebilir.Prostat spesifik örnekleri alınarak analiz edilmelidir.Bunun yanında;sitolojık ıdrar muayenesi,prostata spesifik antijene bakılması,alt batın ultrasonografık tetkik yapılmalı,gerekirse sistoskopik tetkik yapılmalıdır.

TEDAVİ:
A-KONSERVATİF TEDAVİ;
Baharatlı gıdalar,asitli gıda ve içeçekler,alkol ve kafeinden uzak durulmalıdır.Stress ve anksiyete uyandıran durumlardan uzak durulmalıdır. Tekrarlayıcı perineal travmalardan uzak durulmalıdır(bisikletle binmek, ata binmek,sert sandalyeye oturmak vs) Sıcak oturma banyosu yapmak.

B-ANTİBİOTİK TEDAVİ.
Yaklaşık 4 haftalık antibiotik tedavısı(kınoloınler.tetrasiklin.klarıtromısın vs) anlamlı derecede klinik iyileşme olduğunu göstermiştir.

C-a-RESEPTÖR BLOKÜRLER:( tamsulosin.terazosin.dokzasosın.vs)

D-ANTİ İNFLAMATUAR TEDAVİ:

Özelikle selektif COX 2 inhibitörlerinin 6 haftalık uygulanması hem ağrı , hemde yaşam kalitesinde anlamlı düzeyde iyileşme olduğu gösterilmiştir.

E-FİTOTERAPİK AJANLAR:.
Özellikle arı polen özü,.testere yapraklı palmiye.,çinko preparatları kr.prostatlı hastalarda faydalı olabileceği gösterilmiştir.Ancak şu anda kesin olarak bir araştırma bulgusu yoktur

F- MİNİMAL İNVAZİV YÖNTEMLER.
Transüretral balon dilatasyonu,prostatın transüretral iğne blasyonu (TUNA), transüretral lazer terapi,transüretral hipertermi,transüretral mikrodalga termoterapisi gibi yöntemler,hastalardaki semptomları iyileştirebileceği ortaya konmakla birlikte çalışmalar devam etmektedir.

4 - ASEMPTOMATİK İNFLAMATUAR PROSTATİT(KATEGORİ 4):
Bu hastalar tanım olarak asemptomatiktir.Tanı;patolojık muayene,tur-p örnekleri,prostat biyopsilerinin histolojik incelenmesi ve infertil erkeklerdeki mikroskopik semen analizleri ile konur.Özellikle biyopsilerde prostat ınflamasyonunun tespit edilmesi durumundaki PSA düzeylerinde hafif düzeyde yükselme olan bazı erkeklerde ve belki de lököspermisi olan seçilmiş infertil erkeklerde antibiotik tedavisi yada antiinflamatuar ajanlar endike olabilir.

Prostatit Nedenleri Nelerdir?


1-ENFEKSİYOZ:
a-üropatojenik bakteriler (E.Coli, klebsiella türleri. psodomonas türleri, enterobakteriler)
b-Büyük olasılığı olan prostat patojenleri (enterokoklar)
c-Muhtemel prostat patojenleri (chlamydıa türleri,mycoplazma türleri.corynabacterıum türleri)
d-Potansiyel prostat patojenleri (mantarlar,viruslar.diğer kriptik kültürü yapılamıyan mikroorganizmalar.)

2-ANATOMİK:
Prostaitin başlamasında ve ilerlemesinde iki ana anatomik anormalliğin rol oynayabileceğine inanılmaktadır. OBSTRİKSİYON ve REFLÜ. Mesane boynu hiperplazisi.BPH. external sfinkter dissinerjısi,üretral striktür,meatal stenozis yada fimozisin neden olduğu alt idrar yolu obstriksiyonuna bağlı olarak yüksek basınçlı disfonksiyonel idrar yapma meydana gelmektedir.Böyle bir obstriksiyonun neden olduğu yüksek basınç türbülens,üretra içindeki idrarın akım karakterlerinde değişikliğe neden olmaktadır.Potansiyel olarak zararlı ve toksik içeriği olan(potasyum,imünojenik proteinler vs.) ve /veya prostat üretrası içine sürüklenen yada geçen mikroorganizmaların olduğu idrar,prostat kanalları içine reflü olabilir.

3-TRAVMATİK:
Tekrarlayıcı travma(traktör,bisiklet , ağır vasıta şöförlerinde ortaya çıkar)en büyük olasılıkla ,lokal perineal kas ve sinir sistemini hatta belkide damar sistemini etkilemektedir.Prostatik sendrom daha ziyade akut ve tekrarlayıcı perineal /pelvik inflamasyon sonrası meydana gelir.Subakut ve kronik inflamasyona neden olan bir başlatıcı ile başlamaktadır.

4-İMMÜNOLOJİK- NÖRÖJENİK HASAR.;
İnflamasyon ve nöröjenik hasar otoimmün süreçler yada lokal nöral lopun yukarı düzenlenmesi ile ilerletilebilir.Kr nöropati,nöröjenık aracılı bir inflamasyona neden olurken kronik inflamasyon ise daha ileri nörölöjik hasara yol açabilmektedir.

Prostatit Nedir?

Prostatit, prostat bezi inflamasyonu için kullanılan genel bir terimdir. İnflamasyon enfeksiyon veya bezi irrite eden başka bir faktöre bağlı olabilir. Hastalık hakkında çoğu şey açık olmamakla birlikte kesin tedavi için doğru tanının gerekliliği açıktır.

PROSTATIN İLTİHABİ HASTALIKLARI (PROSTATİT)
Prostatit hastalarını değerlendiren ve tedavi eden klinisyenlerin büyük bir bölümü bu hastaların tanımlanmasının kolay olduğunu fakat tanı koymanın ve sınıflandırmanın zor olduğunu söyleyeceklerdir. Akut perineal ve suprapubik ağrı, ateş, titreme ile irrite edici ve obstriktif idrar yapma semptomları ile acil servis yada kliniğe başvuran hastalara tanı konmasında klinisyenlerin herhangi bir problemi bulunmamaktadır. Hastaların büyük bir bölümü, tedavide direncin nedeni ile irrite edici ve obstriktif genitoüriner ve pelvik ağri ile başvurmaktadır. Hastaların büyük bölümü, artan ve azalan ağrı,sıkıcı idrara çıkma semptomları,ağrılı ve güç cinsel deneyimler ile bir yaşam kalitesi bulunmaktadır.Genel olarak benign prostat hiperplazisi ve prostat kanserinin daha yaşlı erkeklerde görülmesine karşın,prostait genellikle genç erkekleri etkileyen bir durumdur. Erkeklerin % 25 kadarında yaşamlarının bir bölümünde prostatit semptomları olduğu ileri sürülmektedir.
50 yaş altındaki erkeklerde konulan en sık ürolojik tanıdır ve 50 yaş üzeri erkeklerde ise, üçüncü en sık ürolojik tanıdır. Ürologlar; prostatiti tedavi ettikleri en zor ve hayal kırıklığı yaratan hastalıklardan biri olarak değerlendirmişlerdir.

2 Nisan 2009 Perşembe

Prostat Nedir ve Görevi

Prostat Nedir

Prostat sadece erkeklerde bulunan bir salgıbezidir. Kadınlardaki rahmin karşıtı bir organdır. Erkeklerde dış idrar yolunun ilk kısmını çevreleyen bir organdır. Mesane tabanında yer alir.


Prostatın Görevi

Prostat bir dış salgı bezidir. Ayni zamanda organizmanın ikincil seks organıdır. En önemli vazifesi meninin %95' ini teşkil ederek meniyi sulandırmaktır. Böylece sıvının miktarını çoğaltarak döllenmeyi kolaylaştırır. Prostatik dokuda yüksek konsantrasyonda çinko vardır. Çinkonun karbonik anhidraz ve dehidrogenez enzimleriyle ilişkisi vardır. Çinko yetmezliğinde prostatın işlevleri aksar.

Prostat ergenlik yaşına kadar deaktifdir. Ergenlikle birlikte aktif olmaya baslar. Ortalama 25 yaşına kadar fonksiyonları artar ve daha sonra faaliyetinde yavaş yavaş azalma görülür.

Prostat İltihapları

Prostat iltihapları akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır:

1- Akut Prostat İltihabı (Akut Prostatit)

Prostata kan yolu veya direkt olarak gelir. Sıklıkla dış idrar kanalı vasıtası ile gelen mikroplar prostatta iltihaba neden olurlar.

Belirtileri: İdrar yaparken yanma, sık idrara çıkma şikayetleri olur. İdrar rengi bulanıklaşabilir. Prostat şiş ve gergin olduğundan idrar yapmada güçlük ortaya çıkar hatta ilerlemiş hastalıkta hasta hiç idrarını yapamayabilir. Torbaların alt kısmında, anüs bölgesinde ve alt sırt bölgelerinde ağrı olabilir. Yüksek ateşle beraber titreme, bulantı ve kusmalar görülebilir. Eklem ve kas ağrıları tabloya eşlik edebilir. İdrar dış deliğinden çok defa akıntı olmaz. Daha sonra tedavi edilmezse şikayetler hafifler veya apseye dönüşür. Böylece kronikleşir.

Teşhis: Akıntı varsa bu akıntının mikroskobik muayenesi yapılır. İdrar ve kan tahlilleri yapılır. Makattan parmak ile yapılan prostat muayenesinde prostat sis, sıcak olarak parmağa gelir ve çok hassastır.

Tedavi: Hastanın genel durumu kötü ise ve ateş mevcutsa hastaneye yatırılarak tedavi edilmelidir.Yatak istirahati mutlaka önerilir. Ağızdan tedavi alamayacak düzeyde bulantı ve/veya kusması olan hastalara damar yolundan sıvı ve antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. Ağrı kesici ve antienflamatuar ilaçlar ek olarak verilir.

Tedavi edilmeyen olgularda prostat apsesi ve kronik prostatit tablosuna ilerleme olabilir.


2- Kronik Prostat iltihabı (Kronik Prostatit):

Orta yaşlılarda ve genç olgunlarda görülür. Akut prostat iltihabından sonra veya daha önce hiç belirti vermemiş prostat iltihabından sonra gelişebilir.

Belirtileri: İdrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, gece idrara çıkma ve bazen idrarda kanama şikayetleri olabilir. Bazı hastalarda idrar yolundan akıntı görülebilir. Sabahları ilk idrardan önce fazladır. Rengi beyaz saydamdır. Yapışkan bir sıvıdır. Perine (anüs ile testisler arasındaki bölge) bölgesinde ve alt bel bölgesinde dolgunluk, huzursuzluk ve ağrı hissi olabilir.

İdrardan kan gelmesi (hematüri), meninin kanlı gelmesi (hematospermi) nadir de olsa görülebilir.

Hastanın cinsel bölgesindeki huzursuzluk nedeniyle cinsel istek azalabilir ve sertleşme problemleri olabilir. Prematür ejakulasyon (erken boşalma) görülebilir.

Teşhis: Akıntının mikroskobik muayenesinde mikroplar ve iltihap hücreleri görülebilir. Kan idrar tahlilleri yapılır. Ultrasonografi yapılır.

Tedavi: Hastalık kronik bir iltihabi durum olduğundan antibiyotik tedavisine itina ve sabırla devam edilmelidir. Prostattaki konjesyona bağlı idrar yapma şikayetleri için prostat ilaçları kullanılabilir.

Şikayetlerin genelde mevsim geçişlerinde arttığı düşünülerek genital bölgenin sıcak tutulması önemlidir. Doktor tarafından haftada 2 defa uygulanacak prostat mesajı ile prostat içerisindeki salgı ve iltihap dışarı atılacağı için hasta rahatlar.

Prostat Büyümesi ( BPH- Benign Prostat Hiperplazisi )


55 yaşında üzerindeki erkeklerin %25 'inde , 75 yaşında ise %50' inde görülen zor idrar yapma şikayetlerinin en önemli nedenidir. Erkeklik hormonunun etkisi ile meydana geldiği bilinmektedir. Prostatın selim büyümesini kanser ile karıştırmamak lazımdır. Her ikisinde oluşum mekanizması değişik olup, biri meydana geldikten sonra diğeri onun devamı seklinde olmaz. Fakat %15 oranında ikisi beraber bulunabilir.

Nedenleri:
Henüz neden geliştiği hakkında tam bir fikir birliği olmasa da hastalığın oluşumunda birçok faktör suçlanmaktadır. Yaslanma ve testosteron (erkeklik hormonu), etkileri en çok bilinen faktörlerdir. Kronik iltihap, damar sertliği, aşırı seksüel yasam, beslenme faktörleri eskiden beri neden olarak gösterilse de prostatın büyümesinde bu etkenlerin rolü ispat edilememiştir.

Prostatın gelişmesinde testosteron (erkeklik hormonu) gibi bir çok hormonun etkisi vardır. Özellikle ergenlik çağındaki hormonsal aktivite ile prostat gelişmeye baslar.

Etkisi:
Prostat büyüdükten sonra idrar dış kanalını dışarıdan tazyik ile sıkıştırır ve hasta idrar yapamaz duruma gelir.

Dış kanalın boyu uzar, yer değiştirir. Mesane içerisindeki idrarı boşaltamadığı için iç basıncı artar. İdrar kesesi kası aşırı büyür.İleriki safhalarda gevşer ve içerisinde daima bir miktar artık idrar bulur.

İdrar atılamadığı için böbreklerde önceleri şişme ve büyüme meydana gelir.İleri safhada idrarın basıncı ile böbrek dokusu erir. En son safhada ise böbrek dokusu ince bir kağıt haline gelerek balon gibi şişer. Fonksiyonunu kaybettiği için atması gereken zararlı maddeleri atamaz. Kanda ürenin yükselmesi ile böbrek yetmezliği oluşur.

Belirtileri:

1- İdrar belirtileri:
İdrar yolları tıkanma derecesine göre belirtiler verir. Önceleri idrar eskisine göre daha ince ve yavaş çıkmaya başlar. Ayakta veya oturarak idrar yaparken hasta ileriye doğru idrarını yapamaz. İdrar kesik kesik gelir. İdrar damlalar halinde akar. Tuvaletten dönüşte tam rahatlama yoktur. Mesanede hala idrar varmış hissi olur.

İdrar gelmesi için bir miktar beklenir. İdrar yapma yavaşladığı için idrar yapma süresi uzar. Mesanede idrar kaldığı için idrar varmış gibi olur. Sık sık idrara çıkılır. İdrarda kanamalar görülebilir. Tabloya iltihapta karışırsa şikayetler daha çok artar. Gece idrara kalkmalar olur. Normal insanlar geceleri idrara çıkmaz veya bir defa kalkabilir. Ancak prostatı büyümüş hastalarda saat başı gece idrarına kalkan hastaları görmek mümkündür.

2- Genel Belirtiler:
İdrarın tam yapılmaması sonucu böbreklere kadar varan bir idrar durgunluğu vardır. Bu nedenle bele vuran ağrılar meydana gelir. Kanda üre yükseleceği için buna bağlı belirtiler gelişir: Bulantı, kusma, uyku hali, kilo kaybı olur.

İdrar kesesi çok şişecek olursa karin alt tarafında şişkin olarak ele gelir. Üzerine bastırılırsa idrar kaçırması olur.

3- Laboratuar Bulguları:
İdrarda kanama veya iltihap hücreleri görülür. Kanda üre ve kreatinin artışı izlenebilir.

4- Röntgen Tetkiki:
Düz böbrek filmi fazla bir şey göstermese de ilaçlı film idrar kesesinin doluluğunu prostatın büyüklüğünü ve hepsinden önemlisi artık idrarı gösterir. Film çekildikten sonra hasta idrar yaptırılır ve tekrar film çekilir. Bu son filmde ne kadar idrar kaldığı görülmüş olunur. (Artık idrar)

5- Ultrasonografi:
Bu tetkikte prostatın büyüklüğünü ve artık idrarı göstermesi bakımından önemlidir. Aletin makattan sokularak yapılan bir çeşidi daha vardır ki daha detaylı bilgi verir. Ayrıca prostatın kanseri ile normal büyümesi arasındaki farkı da ortaya koyar.

6- Sistoskopi:
İdrar yolundan sokulan ışıklı bir aletle idrar kanalına ve mesane içerisine bakılır.



Tedavi:
Selim prostat büyümeleri her ne kadar ilerleyici bir hastalık olsa da yan etkileri ortaya çıkmadıkça ameliyat gerekmez.Fakat tıkanma fazla ise, şikayetler varsa, kanama oluyorsa, tıkanma nedeni ile üre yükselmişse ameliyat uygulanır.

1- İlaç Tedavisi:
Hormon tedavileri eskiden beri denenmektedir. Son zamanlarda çıkan bazı ilaçlar mesanenin boşalmasını kolaylaştırmak amacı ile kullanılmaktadır. Prostatın büyümesi veya küçülmesine etkisi yoktur. Ancak hastayı büyük oranda rahatlatır. Yan etkisi olarak tansiyon düşüklüğü, halsizlik, ağız kuruluğu yapmaktadırlar.

2- Cerrahi tedavi (Ameliyat):
En etkili tedavi seklidir. Ameliyat yapılması gereken durumlar:
  • Tam tıkanıklık
  • Mesanede tas da varsa hem prostat ameliyatı hem de tas ameliyatı yapılır.
  • İlaç ile önlenemeyen iltihaplar ve kanamada
  • Hastanın şikayetleri çok fazlaysa.
  • Hastanın üresi çok yüksekse idrar yollarına bir sonda konur ve 2-3 hafta beklenir.Üre değer düştükten sonra ameliyat planlanır.

Ameliyat 2 şekilde yapılır :

1- Açık ameliyat:
60 gramdan büyük prostatlarda ve büyük mesane taşı varsa açık ameliyat tercih edilir. Açık ameliyatta genellikle göbek altından kesi yapılır. Prostatın büyüyen kısmı olduğu gibi çıkarılır. Hastanede yatma süresi biraz daha fazladır. Ortalama 7 günde idrar sondası alınır.

2- Kapalı ameliyat:
TUR aleti denilen bir alet ile yapılır. Bu alet ışıklı düz bir borudan meydana gelir. Kesici ve gözleyici kısımları vardır. İdrar dış deliğinden sokularak prostat dokusu ince dilimler halinde kesilir ve yıkama ile bu parçalar dışarı alınır. Hastanın yatakta yatma süresi daha kısadır. Ortalama 3- 4 günde idrar sondası alınır.

3- Balon ile genişletme:
Balonlu bir sonda dış idrar yolundan geçirilir ve prostatın olduğu yerde şişirilir.

4- Lazer ameliyatı:
Lazer ile prostatın yakılması esasına dayanan bir metottur.